top of page
Gemini_Generated_Image_hrmsiphrmsiphrms.jpg

Black Mirror’ı ilk izlediğim gün beynimdeki nöral yolların bazılarının Charlie Brooker ile kesiştiğini hissetmiştim. Black Mirror izlerken göz bebeklerim büyüyor, nabzım yükseliyor, içimden sezgisel bir ses ‘bu dizinin bir bölümünü sen yazmalısın’ diyordu. Bu hayal gerçek olamayabilirdi ama acaba bir gün kendi yolumu çizebilir miydim?

Short But Long, bu hayalden doğdu. Ai teknolojilerinin ulaşılabilir olmasıyla beraber zihnimdeki senaryoları hayata geçirebilirdim. Artık ortaya bir eser koyabilmek için dev setlere ihtiyaç yoktu. Ai, benim gibiler için fikir roketlerini uzaya fırlatabildikleri bir platformdu. Belki teknik olarak istediğim noktada hala değilim. Hiç de olamayabilirim. Ama 2011 yılında ilk kez kurulan bir hayalin, 2026'da böyle ete kemiğe bürünmesi bence gayet yeterli. Çünkü Short But Long kafası için iyi kavramı mükemmelin düşmanı değil. Aksine, mükemmellik kavramı iyiye set çeken bir halüsinasyon.

Short But Long, adında da saklı olduğu üzere süre olarak kısa ama mesaj olarak uzun içerikler. Sinir bilim, biyoloji, evrimsel biyoloji, psikoloji, sosyoloji, maneviyat kısacası insana dair pek de dikkate alınmayan asıl gerçeklerden gücünü ve ilhamını alan bir distopya evreni. Duygusuz teknolojiye, girdaplaşmış tüketim kültürüne, zombileştiren sosyal medyaya, dijitalizmin vasatlığına ve insanı özünden uzaklaştıran tüm davranış modellerine karşı yüzlere soğuk su çarpmak gibi bir derdi var.

bottom of page